Wells Fargo, yatırımcı duyarlılığının aşırı karamsar hale geldiğini, ancak kâr büyümesindeki yavaşlama ve zayıf likiditenin toparlanmayı sınırlayacağını düşünüyor. Yapay zekâ alanında büyük bulut sağlayıcılarını ve altyapı yazılımlarını tercih eden banka, yarı iletken hisselerinde zirvelerin giderek düşmesini bekliyor.
Özgün kaynak:Wells Fargo SecuritiesUnhidea’da ilk yayımlanma:Özgün kaynağın tarihi:
Temel çıkarım
Wells Fargo, karamsarlığın ABD hisselerinde toparlanma için koşullar yarattığını, ancak yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliğinin sermaye harcamalarının sürekli beklentileri aşmasına değil, sermaye disiplinine bağlı olduğunu düşünüyor.
Duyarlılığa dayalı alım sinyali ne anlama geliyor?
16 Ekim itibarıyla Wells Fargo duyarlılık göstergesi, önceki haftaki -0.5 seviyesinden -1.0 seviyesine gerileyerek Haziran 2025 döneminden bu yana ilk alım sinyalini verdi. Bu karşıt gösterge, duyarlılığı hisse fiyatları, opsiyonlar, vadeli işlem pozisyonları ve ETF fon akımları gibi verileri birleştirerek ölçüyor.
1998 yılından bu yana yapılan geriye dönük testlerde, 46 alım sinyalinin ardından S&P 500 endeksinin sonraki üç ayda yükselme olasılığı %89, ortalama yükselişi ise %6,5 oldu.
Ancak Wells Fargo, kâr büyümesinin yavaşladığı ve likiditenin negatif olduğu dönemlerde sinyal sonrası getirilerin genellikle daha zayıf olduğunu belirtiyor; mevcut likidite göstergesi -0.1 seviyesinde. Banka bu nedenle ABD hisselerinin yıl sonuna kadar tek yönlü yükselmek yerine dalgalanmayı sürdüreceğini öngörüyor.
Yarı iletkenler neden 2027 ve 2028 için iki farklı beklentiyle karşı karşıya?
Wells Fargo, yapay zekâ altyapısına kısa vadeli desteğin 2027 yılında olduğunu düşünüyor: Kârların güçlü olması bekleniyor ve arz-talep dengesi çok sıkışık kalacak; GPU kiralarının yükselmesi de işlem kapasitesi arzının kısıtlı olduğunu gösteriyor.
Daha uzun vadeli endişe, 2028 yılında daha fazla arz devreye girdikten sonra sektörün yavaşlayabilmesi. Wells Fargo, yarı iletken hisselerinin bir bant içinde dalgalanmasını ve toparlanma zirvelerinin giderek düşmesini bekliyor.
2027 yılı beklenen satışları ve tarihsel ileriye dönük fiyat/kazanç oranının 19.3 katlık medyanı temel alındığında, mevcut yarı iletken hisse fiyatları döngü boyunca %37 net kâr marjına işaret ediyor. Bu oran mevcut %46 düzeyinin altında, ancak yapay zekânın yükselişinden önceki %32 zirvesinin hâlâ üzerinde.
Yeni bulut sağlayıcılarının harcamalarını azaltması çip kârlarını nasıl etkiler?
Wells Fargo, yeni bulut sağlayıcılarının son 12 ayda yapay zekâ sermaye harcamalarının %19 kadarını oluşturduğunu ve paylarının 2027 yılında %15 düzeyine gerileyeceğini tahmin ediyor. Bu şirketler yarı iletken talebinin önemli bir kaynağı olmaya devam ediyor, ancak talebin tamamını oluşturmuyor.
Bankanın senaryo hesaplamalarına göre, yeni bulut sağlayıcıları sermaye harcamalarını %20 azaltırsa yarı iletken sektöründe hisse başına kâr %3 düşebilir; %50 oranında bir kesinti ise %8 düşüşe yol açabilir. Bu hesaplama, çip fiyatlarının olası düşüşünün etkisini henüz içermiyor.
Yapay zekâya daha fazla sermaye harcaması neden mutlaka olumlu değildir?
Son birkaç yılda beklentileri aşan yapay zekâ sermaye harcamaları yarı iletken hisselerini yükseltti; Wells Fargo, bundan sonraki yükseliş tezinin sermaye disiplini olacağını düşünüyor. Daha fazla harcama, daha fazla borç ihracına yol açarak ABD Hazine tahvilleri ve yeni bulut sağlayıcıları için finansman alanını daraltabilir.
İşlem kapasitesi fiyat eğrisi, yakın vadede yüksek, uzak vadede daha düşük fiyatlar gösteriyor. Wells Fargo, daha fazla arzın bu durumu ağırlaştırarak yatırımcıların yalnızca 2027 yılındaki sıkışık arz-talep dengesine değil, yapay zekâ altyapısının inşa döngüsünün süresine de daha fazla odaklanmasına yol açacağından endişe ediyor.
Banka büyük bulut sağlayıcılarını ve altyapı yazılımlarını tercih etmeyi sürdürüyor; bunların yakın zamanda yarı iletken hisseleriyle birlikte düştüğünü ve bir sonraki boğa piyasasında yükselişe öncülük edebileceğini düşünüyor.
Son fon akımları piyasaya ilişkin nasıl bir değerlendirmeyi destekliyor?
Wells Fargo modeline göre emtia işlem danışmanları (CTA) geçen hafta net 11 milyar ABD doları tutarında ABD hissesi sattı. Model, önümüzdeki beş işlem gününde ABD hisselerindeki CTA fon akımlarının aşağı yönlü olmasını bekliyor.
ETF fon akımları ise farklı bir tablo çiziyor: Geçen hafta S&P 500 ile bağlantılı hisselere 25,3 milyar ABD doları giriş oldu; bu, önceki haftaya göre 10,8 milyar ABD doları artış demek. Nasdaq bağlantılı varlıklara 17,3 milyar ABD doları giriş, Russell 2000 bağlantılı varlıklardan ise 1,2 milyar ABD doları çıkış gerçekleşti.